Ebedi Takvim






20 Ekim 2009 Salı

DEMİRLEME YERİNİN SEÇİMİ

Demir yeri mevcut ve muhtemel rüzgarlara ve bunların yaratacağı denizlere karşı azami derecede korumalı olmalıdır.

Acil bir durumda ve gece karanlığında kolayca derin denize çıkabilecek manevra alanına sahip, kaya ve sığlıkların tekneyi hapsetmediği bir yer olmalıdır.
Tercihan gece karadan esen kuvvetli rüzgarların ve civarnaların, tekne tararsa sığlık ve kayalara değil, tekneyi derin denizlere ve açığa sürükleyeceği konum seçilmelidir.
Birden derinleşmeyen tatlı eğimde geniş bölgeler tercih edilmelidir.
Pilot kitaplarda gösterilen mahaller ve iyi tutan zemine sahip yerler tercih edilmelidir.
Seçilecek demir yerinin derinliği teknedeki zincir veya halata yeterli kalomayı verebilmeye uygun olmalıdır. En makbul demirleme derinlikleri 3-6 metre arası derinliklerdir. Tatlı bir eğime sahip etrafı geniş yerler en uygun mahallerdir.
Tekne değişik yönlere salsa dahi mevcut su üstü engellerden (ada, tekne, şamandıra, rıhtım vs)den uzak kalmalıdır.
Tekne saldığında su altı engellerden (kaya, sığlık vs)uzak kalmalıdır.
Tekne saldığında diğer demirlemiş teknelere çarpmamalı, rüzgar döndüğünde veya tekneler çeşitli yönlere döndüğünde, çapanızdan teknenize kadar ki metre yarıçaptaki bir bölge diğer teknelere çapariz vermemelidir. Burada ayni rüzgar yönüne dönen farklı yapıdaki teknelerin farklı davranış ve dönme hızları gösterebileceğini unutmayalım. Örneğin Rüzgarın yön değiştirmesi ile ahşap ve ağır bir tekne ile hafif bir fiber tekne birbirine paralel dönmeyebilir. Fiber ve salmasız bir tekne daha önce dönerek ağır hareket eden ahşap teknenin üzerine düşebilir.
Tekne taramasının fark edilmesini sağlayacak, karadan alınabilecek bir kerterizi olan bir nokta tercih edilmelidir.

ÇAPA ATMA VE TUTTURMA MANEVRASI
Bir üst maddeye uygun olarak göze kestirilen bölgeye ve noktaya doğru rüzgar baş bodoslamadan alınarak, rüzgar üstüne 1-2 knot hızla gidilir. İstenilen noktaya yaklaşıldığında hız kesilir ve neredeyse durulur, dümendeki kaptanın at komutu ile baş üstündeki yardımcı, çapayı bırakır. Genelde ırgat tipine göre çapa birkaç çeşit atılabilir:
Irgatı boşlayarak, çapayı serbest düşürülerek
Manual olarak ırgattan başüstüne alınmış 10-15 metre zincir kalomasını, çapayı elle atarak peşinden sürükleterek. (Bu atış şekli, atma ve çekmesinde selenoid kontrollu anahtar kullanan elektrikli ırgatların yavaş hareketi dolayısı ile hız istenen ve etraftaki darlık neticesinde tam hedeflenen noktanın vurulması gereken, teknenin rüzgardan salmasının istenmediği durumlarda kullanılır)
Etrafı boş, sıkışık olmayan bölgede selenoidin kendi hızında yavaş yavaş bırakılarak.
Çapa atılır ve genelde derinliğin(kendi deneyimim-kaloma zincirse)1.5-2 misli bir kaloma ile tekne geri harekete başlatılarak yavaşça zincirin boşu alınarak çapa sürüklenir ve zemine tırnak takması gerek boş zincirin gerilmesinden, gerekse tekneyi tutmasından gözlenir.
Tekne geri harekete iki türlü başlatılabilir:
Rüzgar kuvveti yeterli ise motor boşta, rüzgarda geriye sürüklenmesine müsaade edilerek.
Motor gücü ile tornistan yapılarak.
ÇAPA TUTTURMA
Genelde Danforth ve admiraltı çapalar dibi tuttuklarını ilk tırnak geçirişlerinden itibaren sert bir tutuş (silkme)hissettirerek belirtirler. Buna mukabil pulluk tipi çapalar bilhassa eriştelikte, bruce tipi çapalarda kumluk ve sert kumluk alanlarda ilk başta zemine ilk tırnak takmalara bunlar kadar sert cevap vermezler. Bu tip çapalar yan düşmüş şekillerde de tutarlar veya tutar görünürler.
Deniz dibinin görülmediği alanlarda çapanın zemine dalıp dalmadığı gözle görülemez. Müsait denizlerde ve yazın ben şnorkelle çapa üzerine yüzer ve çapayı incelerim. Tabi olarak bu soğuk deniz ve hava şartlarında, bulanık ve derin denizler için geçerli olamaz . Dibi görünür sularda çapayı takip etmenin en iyi yolu çapanın beyaza boyanmasıdır. Tavsiye ederim.
Çapanın tuttuğu iki türlü kabul edilir.
Tırnak takması sert davranışlı olan çapların bu sert davranışı göstererek tekne hareketini durdurduğunda,
CQR ve Bruce tipi çapaların zinciri gerdiğinde veya tekneyi tuttuğunda.
Not: Tam oturmamış CQR ve bruce tipi çapalar tekne onları gerip oynattığında zemine yavaş yavaş da işleyebilirler. Dolayısı ile zinciri gerdiği anı tuttu addedip zincir kaloma vererek kaloma serilmeye başlanabilir. Bu genelde şansa bırakılan bir tutuş şeklidir düşük rüzgar şiddetlerinde başarılı olabilir. Garantili yol tuttuğuna inanılan demirin yumuşak bir tornistan artışı ile gerilerek zemine geçirilmesi ve tutmasının test edilmesidir. Sonunda demir full tornistanla denenir.
Her tekne tornistanda zincire motorunun gücü ile orantılı bir kuvvetle asılır.
Alargada geceleyecek teknelerin motorla çapa oturtması yapmasını önemle tavsiye ederim. Burada bilhassa deplasmanlarına gore düşük motor güçlerine sahip yelkenli teknelerin tornistan güçlerinin düşük, dolayısı ile çapalarına bindirip deneyebilecekleri asılmaların rüzgar yükü tablomuzdaki çok düşük rüzgar yüklerine tekabül ettiği kolayca görülebilir. (bknz rüzgar yükü yazımız) Örneğin 10 metre boyunda 25 BG motora sahip full deplasman bir tekne full tornistanda ancak 225 Kg asılabilmektedir ki, bu da çapamıza bindirebildiğimiz deneme yükümüzün 15 knotluk bir rüzgarın yaratacağı asılmaya eşdeğer olacağını göstermektedir. Ancak bu deneme her zaman şans almaktan daha iyidir ve gece alargada kalacak her tekne tarafından uygulanmalıdır. Burada dikkat edilecek bir husus çok hızlı tornistan yapmamaktır. Çapaların ilk tırnak takmasını müteakiben çok sert yapılacak tornistanlar çapanın yerden kopa kopa kaymasına ve teknemizin metrelerce kaymasına sebep olur. Tornistan hareketi çok yavaş başlamalı ve çapayı yere yavaş yavaş gömmeye çalışmaya yönelik olmalıdır.

Yine de çapanın tutmasının bir şans işi olduğuna bazen bir defada bazende beş defada tutacağına inananlardanım. Tecrübeli kaptan acemi görünmekten korkmaz, defalarca dener, çapasının tuttuğundan emin olup huzur bulmaya çalışır. Bir defada tutturma kompleksini yenmiş kaptan tecrübeli olandır.
Not: Ege ve Akdenizde gördüğüm değisik bir demirleme şeklinden bahsetmeden geçemeyeceğim.
Bu çeşit çapa atmada tekne rüzgarı iğnecikten alarak rüzgaraltına harekette iken çapasını atar ve ileri hareketle ardında kalan zinciri ve çapayı çekip takmaya çalışır. Taktıktan sonra kalomayı ileri doğru vermeye devam eder ve boşa alır. Tekne boşta rüzgaraltına salar ve durur. Bu tip demirleme teknik olarak kolay ancak kendi teknemde denemeye cesaret edemeyeceğim bir uygulamadır. Zincir üzerine yürüyen tekne her an zincir tahribatına maruzdur. Bu tip demirleyen teknelerin karinalarının, tekne zincir üzerinde yürüdüğü için nasıl tahrip olmadıklarına, kaptanların bu riski nasıl aldıklarına hala akıl sır erdiremedim. Tek düşünebildiğim teknesi ahşap ve görmüş geçirmiştir. Bir kaç ilave sıyrık birşey farkettirmeyebilir.
KALOMA VERME
Bu konuda çok şey söylemek istemiyorum. Kısaca derinliğin bir kaloma boyu sayıldığından hareketle zincir kullanan teknelerde minimum 3 :1 kaloma, Zincir+ip kullanan teknelerde 5:1, sadece ip kullanan teknelerde 7:1 kaloma bırakmasını öneririm. Kaloma miktarı çapa tutma kuvvetini direk olarak etkilemektedir. Bazılarımızın diyebileceği "tekneyi çapa değil zincir tutar" değimini yanlış irdeleyerek çapanın tutmasını geri plana atmamak lazımdır. Serilmiş zincirin yükaltında zeminden kalkacağını unutmayalım. Kalkan zincirin asılma kuvvetinin, çapaya kadarki kalkmayan kısmının zemin üzerindeki sürtünme kuvvetini yendiği anda( kalan zincir kalkmadığı halde) çapanın tüm yükü almaya başladığını unutmayalım. Dolayısı ile bu noktadan itibaren çapa teknik olarak tüm rüzgar yükü eksi kalkmayan zincirin sürtünme kuvveti kadar bir yükü taşımaya başlamıştır. Bunu bir örnekle canlandırmak isterim. Örneğin 30 metre zincir kaloması verilmiş bir tekne düşünün, Rüzgar yükü dolayısı ile zincirin 20 metresi kalkmış, 10 metresi hala yerde.
Birçok kişi 10 mt lik kısım yerde yani çapaya yük gelmiyor, yani diğer deyimle tekneyi zincir tutuyor diyebilirler. Ancak teknik ve gerçek böyle söylemez. Bu teknenin zincirini çapa kilidinden ayırırsanız, tekneniz muhtemelen 30 metre zinciri alıp gidecektir. Çünkü 10 metrelik bir zincirin yerde sürünme rezistansı, tekneyi tutmaya yetmeyecektir. Dolayısı ile çözüm doğru kalomanın verilmesinden geçer. Kaloma miktarının çapanın tutma gücünü nasıl etkilediğini aşağıdaki tablodan görebilirsiniz. Örneğin bir çapa tutma gücünün %100 ünü 10:1 kalomada verirken 2:1 kalomada ancak gücünün %10 unu verebilmektedir.

Hiç yorum yok: