Ebedi Takvim






18 Ağustos 2011 Perşembe

Köpek balığı(mustelus mustelus)


                                                                                                           
Familyası Latincesi İngilizcesi Mahalli Adı
Mustelidae Mustelus mustelus Smooth hound Asıl köpek balığı

Morfolojik Özellikleri:

Dikensiz, iki sırt yüzgeçli, sırtı tek düze gri ve küçük siyah benekli, karın tarafı beyazdır. Muyurtasını karın boşluğunda olgunlaştırıp canlı fert olarak dışarıya bırakır. Çiftleşme ilkbaharda olup, 1,5 yıl sonra canlı fert meydana gelir.









Maksimum uzunluğu 200 cm.
Ortalama uzunluğu 100 cm.
Maksimum ağırlığı gr.
Ortalama ağırlığı gr.
Üreme zamanları
Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık

 x  x  x
Avlanma Yöntemleri : Trol ağları, Olta


Köpek balığı, hem okyanusta hem de tatlı sularda bulunabilirler. Tropik sularda, kuzey denizlerinde ve Akdeniz’de çoğunlukla derinlerde rastlanırlar. Özellikleri; İskeletleri kıkırdaktandır. Vücutlarının büyük kısmı zımpara gibi bir madde ile kaplıdır. Ağızları başın altında bulunur. Keskin birkaç sıra dişleri bulunur.
Köpekbalıkları (Selachii) takımından, torpido veya mekik gövdeli, sivri burunlu, ağızları alt tarafta olan ve solungaç yarıkları boynun iki yanında bulunan, kıkırdak iskeletli yırtıcı balıkların genel adı. Denizlerde yaşayan 250 kadar türü bilinmektedir. Bunların 27 türünün insanlara saldırdığı tesbit edilmiştir. Bazı türler tropik nehirlerin tatlı su ağızlarına kadar sokulurlar. Boyları 30 cm’den küçük olanları olduğu gibi 14 metreye ulaşanları ve ağırlıkları 18 ton gelenleri vardır. Derileri pulsuzdur. Üzeri zımpara gibi sert ve pürtüklü bir maddeyle kaplıdır. Kuru derileri eskiden marangozlar tarafından zımpara kağıdı yerine kullanılırdı. Boyunlarının yan tarafında çoğunlukla beşer solungaç yarığı bulunur. Bu sayı bazılarında altı veya yedi olabilir. Solungaçlarının kapakları yoktur. Solunum için su, ağızdan alınarak solungaç yarıklarından pompalanır.
Köpekbalıklarının yüzme (hava) keseleri bulunmadığından ve suda ağır olduklarından, batmamak için sürekli olarak yüzmek zorundadırlar. Bu sayede su kesintisiz olarak ağızdan girerek solungaçlardan pompalanır. Balina köpekbalığı ise, ağzı açık olarak yüzdüğünden su akımı kesintisizdir.

Gelişmiş geniş yüzgeçleri, bir su kanadı gibi kullanılarak ağır gövdeyi devamlı yukarı kaldırırlar. Bazılarının sindirim sistemi de yüzmeye yardımcıdır. Kum köpekbalıkları su yüzeyinde kalabilmek için hava yutarak midelerini şişirirler. Köpekbalıklarının vücut yağları karaciğerlerinde biriktiğinden etleri yavan ve tatsızdır. Orta derinlikte yaşayanlarının büyük ve yağlı karaciğerleri yüzdürücü organ görevi yapar.

Köpekbalıklarının sabit solungaçlarını havalandırmak için, devamlı dolaşmaları gerektiği fikrinin doğruluğu bütün türler için geçerli değildir. Kaplan köpekbalıkları ve diğer bazılarının karınları üstünde yatarak saatlerce dipte kalabildikleri gözlenmiştir. Ağızları, oksijen için solungaçlara ağır ağır su pompalar vaziyettedir.

Köpekbalıklarının üremesi, çiftleşme sonucunda iç döllenme ile gerçekleşir. Döl yatağında yumurtalardan çıkan yavrular gelişimlerini buradan tamamlar ve canlı olarak doğarlar. Bazıları ise yumurtlayarak ürer. Bir kuş yumurtası kadar olabilen yumurtaları esnek bir kapsül içinde bulunur. Uçlarındaki ipliksi uzantılarla zeminlere tutunurlar. Yavrular doğar doğmaz dişlerine uygun küçük balıklara saldırırlar. Köpekbalıklarının karaciğerleri A vitamini bakımından zengindir. Bunlar ve derileri için avlanırlar.

Köpekbalıklarında dişler çenelerinde birkaç sıra halinde bulunur. Bu diş dizilerinin dışta olanı etkilidir ve içteki dizi ise kolaylıkla dışa doğru katlanabilir ve burada kaybedilen dişlerin yerini alır. Çenenin ön kısmında dişler kesicidir. Bunların gerisinde ise ezici dişler yer alır.





Gri Resif Köpekbalığı

Gri Resif Köpekbalığı

Etçil saldırgan ve hareketli hayvanlardır. Çoğunlukla balıklar, çeşitli omurgasızlar ve gemilerden, limanlardan, atılan çöplerle beslenirler. Bu arada çeşitli eşyaları da yutarlar. Yakalananların midelerinde çeşitli kutular, şişeler, kömür ve tahta parçaları, gazete kağıdı, kırık çalar saatler, beze sarılmış tuğla gibi eşyalar görülür. Mideleri sindirimden çok depolama vazifesi yapmaktadır. Bazan midelerinde, parçalanmadan yutulmuş bütün balıklara rastlanabilmektedir. Köpekbalıklarının doymak bilmeyen yüksek bir iştahları vardır. Müthiş açlıklarını bastırmak için devamlı yiyecek ararlar. Bulurlarsa yerler. Köpekbalıkları okyanusların çöpçüleridir. Ağızlar başlarının altında olduğundan deniz tabanındaki leşleri adeta süpürürler. Mide suları o kadar kuvvetlidir ki, tek bir damlası insan etini yakar. Yavruları bile aç doğar. Doğar doğmaz dişlerine uygun küçük balıklara saldırırlar. Ağızları altta olduğundan, avlarına yandan dönerek saldırırlar. Avdan testereyle kesilmiş gibi parçalar kopararak yerler. Bu balıkların saldırısı sonucu, ayağını veya kolunu kaybetmiş birçok insan mevcuttur. Bu hayvanlar, tehlikeli olmakla beraber insanlara yaptıkları zarar korkulduğu kadar değildir. Her sene yıldırım çarpmasıyla ölenlerin sayısı, köpekbalıklarının öldürdüklerinden fazladır.

Köpekbalıkları, çok keskin bir koku alma duyusuna sahiptir. Başın alt kısmında ve ağzın önünde bulunan burun deliklerinde koku alma organları vardır. Burunları soluk almaya değil, koku almaya yarar. Kan kokusunu üç km uzaklıktan hissederler ve saldırgan bir hale gelerek o bölgeye doğru hızla hareket ederler.

Koku duyusunu görme duyusu tamamlar. Eskiden beri, köpekbalıklarının gözlerinin zayıf olduğu kabul edilirdi. Ancak, yapılan incelemeler neticesinde gözlerinde hassas bir retina bulunduğu ortaya çıkarıldı. Çok zayıf ışıkta bile görebilirler. Mesela gece veya karanlık derin sularda rahatlıkla avlanabilirler. Bazı derin su köpekbalıklarının gözlerindeki ağ tabakasında zayıf ve kesintili ışığı netleştiren ince bir zar mevcuttur. (Kediler de buna yakın bir mekanizmayla koyu karanlık bir ortamdaki en zayıf ışığı bile değerlendirerek çevrelerini rahatça görürler.) Gözlerine fazla ışık geldiğinde duyarlı zar, bir çeşit koku diyaframıyla örtülerek gözü korur.

Araştırmacılar, köpekbalıklarının avlanırken, avlarının 30 metre yakınına kadar koku duyularıyla yaklaştığını, 30 metreden daha yakın olan avları için gözlerini devreye koyduklarını ortaya çıkardı.

Köpekbalıkları, ayrıca vibrasyonlara karşı da çok hassastır. Aynı zamandan vibrasyon (sallantı) cinsi de mühimdir. Akıntı ters olsa bile işitme duyuları sayesinde sudaki titreşimlerden, yaralı bir insan veya hayvanın varlığının farkına varırlar. İşitme olayına, kapsül içinde bulunan iç kulaklarından başka, yanal çizgilerinden de son derece istifade ederler. Kemikli balıklarda olduğu gibi, vücutlarının yanlarında uzunlamasına birer kanal içinde bulunan yan organ (yanal çizgi) küçük frekanslı titreşimleri idrak eder.

Köpekbalıklarının saldırısına sebeb olan etkilerden biri de yüzen kimsenin sudaki hareketleridir. Köpek balıkları, daha çok sinirli, düzensiz, çırpıntı şeklindeki su dalgalarına doğru giderler. Bir insanın sudaki davranışı, çoğu zaman köpekbalıklarının davranışını tayin eder. Suda panik çok tehlikelidir. Böyle hareketler köpekbalıklarına davetiyedir. Denizde yüzen insan, köpekbalığı gördüğü takdirde soğukkanlılığını bozmadan düzenli yüzme hareketleriyle sahile bir an önce varmaya çalışmalıdır. Bunun çok faydası vardır. Paniğe kapılmadan düzgün yüzme hareketleriyle birkaç köpekbalığı arasından sıyrılarak sahile ulaşan kimseler mevcuttur. Köpekbalığının burnu darbeye karşı hassastır. Burnuna vurulabilecek bir yumruk, balığı kaçırtır. Bir yaralanma halinde, yarayı hemen kayış gibi birşeyle sıkarak kanı durdurmak gerekir. Aksi takdirde kısa bir anda ortalık köpekbalıklarıyla kaynayabilir. Köpekbalıkları genelde derin su hayvanları olmakla beraber bazan sığ sularda da saldırmaktadırlar.

Köpekbalıklarına karşı çeşitli korunma çareleri araştırılmaktadır. İkinci Dünya Harbinde ABD donanmasında bunlarla ilgili çalışmalar hızlandırılmıştı. Yarı kokuşmuş köpekbalığı etinin, ahtapot ve mürekkepbalığı mürekkebinin köpekbalıklarını kaçırttığı tesbit edildi. İlim adamları, bir geminin batması veya bir tayyarenin mecburi iniş yapması halinde personeli korumak için bakır-asetatlı bir bileşimi ve nigrosin boyası hazırladılar. Bakır-asetatlı bileşim, kokuşmuş köpekbalığı etinin bazı kimyevi hususiyetini taşır. Nigrosin boyası da, mürekkep balığı mürekkebini andırır. Yapılan denemeler gösterdi ki, suda eriyen kalıp halindeki karışım suya bırakılınca köpekbalıklarını kaçırttı. Korunma çaresi olarak gemideki bütün personele dağıtıldı. Böylece birçok hayat kurtarılmış oldu. Daha sonra yapılan araştırmalar neticesinde köpekbalıklarını kaçırtan şeyin nigrosin boyasından çok boyanın rengi olduğu ortaya çıktı. Bununla beraber asetat ve kara nigrosin boyasıyla yapılan deneyler her zaman kesin sonuç verememektedir. Delinmiş, basınçlı hava borularından çıkan hava kabarcıkları da köpekbalıklarını tamamen kaçırtmamaktadır. Köpekbalığı saldırısına karşı, insanı koruyabilen bir çeşit "köpekbalığı kaçırıcı madde" elde etme çalışmaları henüz kesin bir sonuç verememiştir. En uygun savunma çeşidi; yüzülen alanları, köpekbalıklarına karşı hazırlanmış özel ağlarla çevirmektir.

Köpekbalıklarının denizlerde mağlup edemedikleri tek hayvan zeki foklardır. Foklar saldırgan köpekbalıklarının karın boşluğuna dalarak karnını deşerler. Bazı ülkelerin plajlarında, köpekbalıklarının saldırılarına karşı ehlileştirilmiş fok balıkları bulundurulur. Yurdumuzda en çok rastlanan camgöz kedibalığı, pamukbalığı ve vatozlardır.


Köpekbalıklarının duyuları

Koku

Köpekbalıklarının en gelişmiş duyu organıdır. Çok uzaklardan canlıların varlığından haberdar olabilirler. Bazı köpekbalığı cinsleri sudaki bir damla kanın kokusunu 3 Km. uzaktan algılayabilecek kadar bu duyusunu geliştirmiştir.



Görme

Görme duyusunun diğer organlarına göre çok daha az gelişmiş olduğu bilinmekle birlikte, özellikle derinlerde yaşayan türlerinin tam tersine çok gelişmiş görme yetenekleri kazandığını biliyoruz.



Duyma

Suda ses karadakinden dört kat hızlı yayılır. Biz insanlar sesi uzaktan duymamıza karşılık yerini ve yönünü tespit edemeyiz. Oysa köpekbalıkları çok uzaklardan sesi duyabildikleri gibi, bunun yerini de tespit edip saldırıya geçebilmektedir.



Tat alma

Bazı cinsleri tam bir çöplük gibidir(Kaplan Köpekbalığı gibi) fakat genellikle damak zevki olan hayvanlardır. Ağızlarına aldıkları yiyeceğin tadını beğenmediklerinde fırlatıp bırakırlar. İnsanlara olan saldırılar da genellikle ağızla bir dokunma şeklinde olur ve sonra kemikli ve alışmadıkları bir tat olan bu eti yemek istemezler. Fakat bu saldırı sırasında hayati organlara gelen ısırmalar nedeniyle genellikle kan kaybından ölümler meydana gelir.



Diğer

Sudaki vibrasyonları çok uzaktan algılamaya yarayan ve solungaçlarının hemen yanından başlayarak kuyruk bölümüne doğru uzanan algılama organları vardır. Bu organ sayesinde sudaki olağanüstü hareket titreşimlerini, örneğin yaralı bir balığın çıkardığı titreşimleri algılayabilir.

Lorenzini Ampülleri adı verilen Burunlarının hemen ucunda bulunan küçük delikler şeklindeki bu algılayıcılar sayesinde, suda canlılardan gelen elektrik akımlarını algılayabilmektedirler. Bizim ancak çok gelişmiş cihazlar kullanarak tespit edebileceğimiz bu elektriksel alanlardan canlının türünü dahi anlayabilmektedirler. Özellikle gece ve dipte avlanmayı seven türlerinde bu algı organları daha fazla gelişmiştir.

Köpek balığı türleri

- GREAT WHITE SARK (3.7-4.9-7 m , tehlikeli)
- TIGER SHARK
- BULL SHARK (2.1-3.5 m , oldukça agresif)
- BASKING SHARK (10 m , genelde agresif değiller)
- BLACKTIP REEF SHARK (1.6 m , genelde agresif değiller)
- BLUE SHARK (3-8 m , 97 km/sa , oldukça tehlikeli)
- BLUNTOSE SIXGILL SHARK (4.8-5 m , 6 solungaç ,tehlikeli değil)
- BONNET HEAD SHARK (1 m , zararsız)
- GALAPAGOS SHARK (3-3.7 m , agresif)
- GREAT HAMMER HEAD (3.5-6 m , genelde tehlikesiz)
- MAKO (1.5-3.7 m , tehlikeli)
- NURSE SHARK (0.7-4 m , pek saldırgan değil,rahatsız edilmedikçe)
- WHALE SHARK (7.6-14 m , zararsız)

Asıl köpekbalığı (Mustelus mustelus)

Mustelus mustelus
Harharyasgiller familyasının Mustelus cinsine giren üç kıkırdaklıbalık türünün ortak adıdır. Sıcak, ılık ve oldukça serin denizlerde yaşayan, 200-300 m derinlikleri seven köpekbalıkları, güneşli havalarda daha derinlere inerler. Solungaç kapakları yoktur. Başın yanlarında duran solungaç her iki yandaki 5'er yarıkla dışarı açılır. Ağızları başın altındadır. Etçildirler. Sürü oluşturan balıkları, orta sulardaki omurgasızları ve dip balıklarını avlarlar. Yıldızlı köpekbalığı adıyla da bilinen Mustelus asterias'ın kuyruk yüzgecinin arka bölümü genellikle beyazımsıdır. Boyu 2,5 m'yi bulabilir. Özköpekbalığı adıyla da bilinen Mustelus mustelus'un bedeni, sırt ve yanlara doğru koyu esmer-gri ve arduvaz rengidir ve beyazımsı lekelidir. Karnı grimsi ya da sarımsı olur. Boyu 1,5 m'yi ancak bulur.Akdeniz özköpekbalığı da denen Mustelus mediterraneus'un bedeni, sırt ve yanlara doğru kirli gri renkli ve siyahımsı lekelidir. Karnı daha açık renkli olur. Boyu 1,5 m'ye ulaşabilir. Yüzlerce köpekbalığı türünden yalnızca 20-30 kadarı deri üretmek için uygundur. Derisi marokencilik ve tahta parlatma da kullanılır. Köpekbalıklarının bütünüyle iskeleti kıkırdaklıdır (ama kireçleşmiştir). Köpekbalıklarının koku alma duyuları çok gelişmiştir.



Mavi köpekbalığı (Prionace glauca)

Mavi köpekbalığı
Tropik ve ılık denizler ile Akdeniz’de ve Avrupa kıyılarında yaşar. Boyu 3,5-4,5 metre kadardır. Gözleri, göğüs ve karın yüzgeçleri mavi olduğu için bu adı almıştır. Pamuk balığı olarak da bilinir. Dişleri kuvvetli ve testere gibidir. Yakalandığı zaman sudan çıkarılmadan önce öldürülür. Asıl harhariyastan sonra insanlar için en korkulu balıktır. Bir defa insan etinin tadını almış olanı korkusuzca insana saldırır. Tropik denizlerde 140 kadar çeşidi yaşamaktadır.

Asıl harhariyas (Carccharhinus lamia)

Asıl harhariyas (Carccharhinus lamia)
Bu cinsin 40 kadar türü vardır. Atlantik Denizinde ve Akdeniz’de yaşar. Boyu 2,25 metre kadardır. Rastladığı balığı yutar. İnsan için en tehlikeli köpekbalığıdır.

Mahmuzlu camgöz (Squalus acanthias)

Mahmuzlu camgöz (Squalus acanthias)
Atlantik Denizinde ve Akdeniz’de yaşar. Boyu 1,5 metre kadardır. Her iki yılda bir ilkbaharda beyaz renkli 25-26 cm boyunda 6 ile 12 yavru doğurur.

Siyah camgöz (Etmopterus spinax)

Etmopterus spinax(Siyah Camgöz)
Avrupa denizlerinde yaşar, Boyu 45 cm’dir. Sırt yüzgeçlerinde birer diken vardır. Ortalama olarak 10 ile 20 yavru doğurur.

Çekiç balığı(Carcharhinidae)

Çekiç balığı
Yaygın Adı: Çekiç kafabalığı
Bilimsel Adı: Carcharhinidae (bazen kendi familyası olan Sphyrnidae içine konulur.)
Familya: Carcharhinidae
Takım: Carcharhiniformes
Tür Sayısı: 8 ya da 9
Boyutları: En küçüğü: Scalloped bonnethead (deniztarağı bone kafalısı) 90 cm.
En büyüğü: büyük Çekiç kafa 6 m civarı
Fiziksel Özellikleri: Karakteristik ve çeşitli şekillerde ön kafa lobu (çekiç), gözler çekicin iki ucunda, burun delikleri birbirine uzakta çekicin dış kenarlarına yakın yerleştirilmiştir. Gövde çok güçlü kaslardan oluşur, sırt yüzgecinin ilki yüksek ve sağlam ikicisi çok küçük, göğüs yüzgeçleri küçük, kuyruk yüzgeci uzundur ve sivrilen üst lobunun belirgin bir V şekli vardır, alt lobu küçük ve sivridir.
Yaygın Adı: Çekiç kafabal4
Bilimsel Adı: Carcharhinidae (bazen kendi familyası olan Sphyrnidae içine konulur.)
Familya: Carcharhinidae
Takım: Carcharhiniformes
Tür Sayısı: 8 ya da 9
Boyutları: En küçüğü: Scalloped bonnethead (deniztarağı bone kafalısı) 90 cm.
En büyüğü: büyük Çekiç kafa 6 m civarı
Fiziksel Özellikleri: Karakteristik ve çeşitli şekillerde ön kafa lobu (çekiç), gözler çekicin iki ucunda, burun delikleri birbirine uzakta çekicin dış kenarlarına yakın yerleştirilmiştir. Gövde çok güçlü kaslardan oluşur, sırt yüzgecinin ilki yüksek ve sağlam ikicisi çok küçük, göğüs yüzgeçleri küçük, kuyruk yüzgeci uzundur ve sivrilen üst lobunun belirgin bir V şekli vardır, alt lobu küçük ve sivridir.

Yaşam Çizgisi: İç döllenme, embriyonun beslenmesi ilk zamanlar yumurtanın sarısından, takibinde plasentadan beslenme, yumurtada bekleme süresi 8 ay, türe ve annenin büyüklüğüne bağlı olarak yavru sayısı 6 dan 40’ın üzerine çıkabilir.

Beslenme Tarzı: Balıklardan tırpanalara, vatozlara, mürekkep balıklarına, kabuklulara, deniz yılanlarına ve diğer köpek balıklarına (Çekiç kafalar dahil) kadar geniş çeşitlilik gösteren açık su ve dip canlıları.

Yaşam Alanı: Açık ve sığ denizler, kıyı resiflerinden ve sığlıklarından yaklaşık 300 m’lere inen derinliklerde yaşarlar, derinlerde daha çok scalloped bonnethead köpek balığı yaşar, çoğu türler daha yukarıda 80 m’lerde bulunur.

Yeryüzünde Dağılımı: Tropik ve ılıman sulara fazlaca dağılmışlardır.
Çekiç kafalı köpek balığı kendine özgü hayran bırakan görünümüyle tüm köpek balığı türleri içinde en merek uyandıranı’dır. Bu 9 cinsin 8 türüne verilen isim Sphyrna’dir. Ve “çekiç” anlamı taşır, köpek balığının oldukça tuhaf bir kafa şeklinin olduğuna işaret eder.



Bilinen sekiz veya dokuz tür çekiç kafalı köpek balığı vardır, tümü de karakteristik kafa şekillerinden dolayı hemen ayırt edilirler. Tüm türlerde ortak özellik kafalarının ön kısımlarının yanlara doğru uzamış olmasıdır. Bunun delikleri ve gözler bu uzantının iki ucundadır ve türlerin hepsinde aynıdır. Diğer bir ortak nokta uzantının yan kesiti ince ve kanat benzeridir, üst yüzeyde hafif bir eğim oluştururken alt yüzeyi düzdür, arka kenarı giderek daralır. Yan kesitinden bakıldığında çekice kesinlikle benzemezler, gerçekte uzantı çok incedir, bu yüzden uç kısımlardan bakıldığında çekiç şekli anlaşılamaz.

“Çekiç” in şekli türden türe değişir aslında ve bazı isimleri gerçeği tamamen yansıtmaz. Kanat kafalı köpek balığının (Eusphyra blochii) uzun kanat benzeri uzantıları neredeyse gövdesinin yarısı kadardır. Ayrıca benzer biçimde belirleyici özellikleri olan türler vardır bunlar: Kaşık kafalı (S. Media) ve tokmak kafalı veya scalloped bonnethead (S. Corona).

Scalloped çekiç kafalının (S. Lewini) “çekiç” uzantısının ön ucu diş çıkıntılıdır, oysaki pürüzsüz çekiç kafalının (S. Zygaena) adından da anlaşıldığı üzere böyle bir özelliği yoktur. Her ikisinde de uzantının ön kenarı dışa bükümlüdür bu özellik onları büyük çekiç kafalıdan (S. Mokkaran) ayırır çünkü onunki neredeyse düzdür. Küçük göz çekiç kafalının (S. Tudes) geniş “çekicinde” scallopedhead çekiç kafalınınkine benzer dişler mevcuttur ancak arka kenarı hemen hemen düzdür, gözleri adında da belirtildiği gibi diğer türlerden küçüktür. Adi beyaz yüzgeç çekiç kafalının (S. Couardi) kafası scalloped çekiç köpek balığıyla aynıdır. Çoğu bilim adamı bu türü scalloped çekiç kafalının bir çeşidi olarak farz eder.

Gizemli Çekiçler


Çekiç kafalı köpek balıkları bilindiğinden beri onlar hakkında tekrar tekrar sorulan bir soru vardır: “Çekiç” şeklindeki kafalarının fonksiyonu nedir? Kesin olarak kanıtlanmamış olsa da çekiç şeklinin olası açıklama getirebilecek dört faktör vardır.

Köpek balıklarının burunlarının üzerinde küçük, içleri jel dolu çukurcuklara Lorenzini ampulü nedir ve diğer hayvanların çıkardığı zayıf elektrik akımlarını almakta çok hassastırlar. Böylece köpek balıkları avlarını kumun veya çakılın altında olsalar bile algılarlar.

Çekiç kafalılarda çekiç kafalılarda çekicin ön kenarında ve alt ön kısmında bolca lorenzini ampulü vardır. Bunların avların yerini tespitte kullanıldığı yönünde bir izlenim verir. Zaten Çekiç kafalılar genelde tabana yakın yaşayan ya da taban altındaki hayvanlarla beslenir.


Çekicin her iki ucunda birbirinden uzakta yer alan burun delikleri bu balıkların ayrıca geniş bir alanı koklayarak potansiyel avlarını bulmada yardımcıdır. Hatta bu alan köpek balığının tabanda avının izini sürerken kafasını her iki yana sallamasıyla daha da genişliyor olabilir.

Lorenzinin Ampulü avın izini bulmayı kolaylaştırırken, kapasitesi ancak ava yaklaşmışken devreye girecek kadardır. Bu yaklaşık 30 santimetrelik bir uzaklıktır. Halbuki burun delikleri avın kokusun çok daha uzaktan alabilir ve buna yardımcı ve yine birbirinden uzağa yerleştirilmiş gözler geniş bir alanı tarayabilir, belki de bu sayılanlar sayesinde çekiç köpek balığı iyi birer avcıdırlar.

Çekiç köpekbalığı Sürüleri


Eğer bir çekiç köpek balığının görüntüsü bu kadar etkileyiciyse düşünün 200 veya daha fazlasının bir araya toplandıklarındaki görüntünün etkileyiciliğini, bu görüntü Pasifik’in batısında yukarıda yer alan izole deniz dağlarında tam anlamıyla gerçekleşir. Buradan başka Güney Afrika’nın Natak kıyısının açıklarında bulunan 20-30 taneden oluşan sürüler vardır(bu sürülere shiverlar denir).

Shiverlar, Pasifik’in batısındaki sürünün sayıca aynısı veya biraz daha fazlasıdır, önceden Meksika’da Kaliforniya Körfezi’nden bilinirlerdi, ancak ticari balıkçılık nedeniyle büyük kısmı yok olmuştur. Çekiç köpek balıkları hakkındaki çoğu bilgi shiverların incelenmesinden elde edilmiştir. Ayrıca bu araştırmalardan onlar hakkında sorular da ortaya çıkmıştır.
Örneğin, Meksika shiverları neden altı kat fazla dişi içermektedir? Neden gündüzleri toplanıyorlar da gece olunca dağılıyorlar? Neden yüzeye yakın toplanıyorlar? Gündüzleri toplanmalarının amacı nedir?

Bunun geçerli tek bir sebebi olabilir; gözlemlendiği kadarıyla bu ana aktiviteleri değil ise ve toplu avlanmıyorlarsa geriye tek bir sebep kalır bu da diğer avcılardan, mesela katil balinalardan kendilerini korumak için olabilir. Bildiğimiz kadarıyla shiverlar sadece scalloped çekiç köpek balığı türü tarafından oluşturulur ancak bu türlerin sürü halinde dolaşmalarına neden olan sebep nedir?


Kafa Atan Köpek Balığı

Çekiç köpek balıkları arasından bir türün çekicini alışık olunmadık biçimde kullandığı bildirilmiştir. Bu büyük çekiç köpek balığıdır, tırpana ve vatoz gibi taban balıklarını etkisiz hale getirmek için önce çekiciyle kafa attığı ve sonra avını kumun içine raptiyelediği bir yöntem geliştirmiştir. Avını kuma sapladıktan sonra etrafında dönerek avının kanatlarından parçalar koparmaya başlar ve bu sayede onu hareket edemez hale getirir. Bu yöntem diğer hiçbir çekiç köpek balığında görülmemiştir. Ve büyük çekiç köpek balığında da nadiren görülür. Belki de bizim gördüğümüzden ve bildiğimizden daha yaygın bir davranıştır.

Bazı İp uçları

Sürüler halinde dolaşmalarının tam anlamıyla amacını bilmesek de bunu sağladığı avantajlar hakkında bilgimiz var. Mesela sürü içindeki en büyük dişilerin sürüyü kontrol altında tuttuklarını ve daha küçük dişilerin üzerinde çok baskın olduklarını biliyoruz. Kısa süreli, bir alt düzeydeki dişi bireylere yönelik saldırılar yaygındır. Birinci derecedeki bireylerin arasındaki kavgalar “saygıyı” ve mesafeyi koruma amaçlıdır.

Sergiledikleri tavırlar arasında, yanlamasına gövdelerini itmekten baş aşağı yüzmek ve 360 santigrat derece dönmeye kadar çeşitlilik gösterir.

Eğer bir alt düzeye ait dişi bu tavırlar karşısında ikna olup baskın dişinin bölgesini terk edip daha prestijli ve dolayısıyla daha az merkezi bir bölgeye geçmezse, baskın ve büyük olan dişi muhtemelen çenesiyle öbürüne vurur. Bunu sonucunda shiverın merkezine veya yakınına en büyük ve dolayısıyla da en çok tercih edilen dişiler yerleşir. Bir başka deyişle bunlar küçük rakiplerinden daha fazla sayıda yavru yavrulayabilirler. Eğer erkek, dişi tarafından kabul edilirse, çiftin birbirine yapacakları kur ritüeli başlar. Tüm diğer köpek balıklarında aynı şekilde yapıldığı gibi erkek dişiyi ısırmaya ve kovalamaya başlar. Esas çiftleşme sürünün içinde olmaz çift ya açık denize gider ya da tabana doğru iner. Yine diğer köpek balıklarında olduğu gibi erkek dişinin göğüs yüzgeçlerinden birini ısırır, böylece onu kısmen etkisiz hale getirir ve erkeğin onu klas pırlarıyla kavrayıp içine spermlerini boşaltmasına imkân verir. Çiftleşme sonrası ise dişi sürüye geri döner.



“Şefkatli” Ebeveynler

Çekiç köpek balıklarının hamilelikleri sekiz ay sürer. Bu süre boyunca embriyo yumurtanın sarısından beslenir. Bu kaynak bittiği zaman yumurta kesesi kendini rahmin duvarına bağlar ve adına “” yumurta kesesi plasenta” denilen bir yapıya dönüşür. Bundan sonra her embriyo plasenta kanalıyla anneden beslenir. Bundan ötürü yavrular doğduklarında iyi gelişmiş, kendi başlarına idare edebilir. Durumda olurlar.

Doğum zamanı yaklaştığında çekiç köpek balığı türlerinden bazıları daha sığ sulara gitmeyi tercih eder, burada en az altıdan başlayıp annenin büyüklüğüne ve cinsine bağlı olarak değişebilen ve kırkı aşabilen sayıda yavru dünyaya getirir. Yavru çekiç köpek balıkları “çekiçleri” arkaya doğru gövdelerinin yanına katlanmış şekilde doğarlar. Böylece doğum kolaylaşır. Doğumdan sonra yavrular sığ koylarda sayıları 10.000 bulan sürüler oluştururlar.

Güneşleyen köpekbalığı (Cetorhinus maximus)

Cetorhinus maximus
Yavaş hareket eder ve genellikle zararsız süzücü beslenen bir balıktır. Oldukça büyümüş bir ağız ve gelişmiş solungaç yarıkları ile bedeni süzücü beslenmeye anatomik olarak uyarlanmıştır.
Burun şekli koniktir ve solungaç yarıkları kafasının her iki tarafında en üstten alta kadar uzanır. Solungaç dişleri koyu renkli ve kıl gibidir. Bu fırça dişler ağız yoluyla alınan çok miktarda suyun solungaçlar üzerinde süzülmesini sağlayarak plankton yakalamada kullanılır.

Büyük Camgözün cilt rengi genellikle grimsi-kahverengi olup benekler içerir. Kaudal (kuyruk) yüzgecinin yanlarında güçlü yanal karina bulunur ve bir hilal şeklindedir. Güneşlenen köpekbalıklarının çok sayıdaki küçük dişleri sıra halinde ve her sırada yüzlerce diş bulunacak şekilde çeneye yerleşmiş ve adeta fırça şekli alımıştır. Her bir diş bir konik uça sahip olup geriye doğru kıvrılmıştır ve bu hem üst hem de alt çenede aynıdır.

Güneşlenen köpekbalıklar bir göçmen tür olup kışı derin sularda geçirdiği sanılmaktadır. Onlar küçük sürüler halinde ya da yalnız dolaşabilir. Küçük sürüler halinde Fundy Körfezinde yüzdükleri ve birbirine dokundukları gözlenmiş olup bu çiftleşme davranış biçimi olabilir. Basking köpekbalıkları saldırgan değildir ve genellikle insanlar için zararsızdır.

Büyük Camgözler uzun zamandır besin kaynağı olarak, köpekbalığı yüzgeci için, hayvan yemi yapmak üzere ve köpekbalığı karaciğer yağı gibi amaçlarla ticari önemi yüksek bir balık olmuştur. Aşırı avcılığın nüfusları iyice azaltması ve bazı yerlerde tamamen yok olması nedeniyle geriye kalanların koruma altına alınması gerekmektedir.


Hiç yorum yok: